19 Haziran 2011 Pazar

Sobee

Sobee Studios dijital eğlence şirketinin kurucusu Mevlüt Dinç, Ankara’da iktisadi idari akademisini bitirdikten sonra yüksek lisans için İngiltere’ye gitti ve 1983’te arkadaşının da etkisiyle aldığı Zedex Spectrum adında 16 K’lık makine sayesinde oyun sektörüne girdi. Fabrikada çalışırken başladığı oyun programcılığıyla 1985 yılında ilk profesyonel oyununu yaptı ve bu oyundan üç yıl sonra şirketleşme başarısını gösterdi. Takip eden 15 senede İngiltere’de birçok başarıya imza attı ve birçok ödül kazandı. 2000 yılında Türkiye’ye dönüp Sobee’yi kurdu. İTÜ ‘de 30 m2 lik bir ofiste çalışmalara başladı ve daha sonra Sobee ile devam ettirdiği başarısıyla 2009 yılında  Türk Telekom’ün bünyesine dahil oldu. Şuan  Sobee Türk Telekom bünyesinde Mevlüt Dinç yönetiminde devamlılığını sürdürmektedir. Şirket üç bölümden oluşmakta olup toplam çalışan sayısı 30 civarındadır. Bölümleri ürün geliştirme (yazılım, görsel), araştırma ve geliştirme (oyun animasyonu), yeni işler & pazarlamadan oluşuyor (ürün yönetimi, iletişim, müşteri hizmetleri, iş geliştirme vd). Diğer şirketilerin aksine satış departmanı bulunmuyor.  Yeni bir oyun çıkardıklarında pazarda fazlasıyla kabul gördüğü ve beğenildiği için ürünlerine güveniyorlar ve bir bakıma çekim stratejisi uyguluyorlar.
 Türkiye’de oyun sektörü gelişmeye devam eden bir trend göstermekle birlikte  online oyunlara olan ilgi her geçen gün artmaktadır.İlgideki bu artış Sobee’nin bu konuya verdiği önemi arttırmış ve bu alana yönelmelerini sağlamıştır. Türkiye’de yaklaşık olarak 150 milyon dolarlık bir pazar söz konusu olup online oyuncu sayısının 10-15 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Dünyada ise 100 milyar doların üstünde bir market olup yüz milyonlarca online oyuncu bulunmaktadır. Bu da Sobee’nin bu alana yönelmekle ne kadar doğru bir karar verdiğini kanıtlar niteliktedir. Diğer yükselen trend de mobil oyunlardır. Bu uygulamalar oyunları iphone gibi telefonlarla oynama fırsatı sunar. Şuan için Sobee online oyun tarafında odaklanıp bu konuda büyümeyi ve bölgesinin (Türkiye,Orta Doğu, Kuzey Afrika) lider şirketi olmayı hedeflemektedir. Şuan Mısır, Suudi Arabistan ve Almanya’da Sobee’nin oyunları oynanmaktadır.
Online oyun pazarındaki artışla birlikte oyun sayısı da aynı şekilde artmaktadır. Ayrıca Facebook gibi bazı sosyal paylaşım sitelerinde de oyun oynamak mümkün. Popüler paylaşım sitelerinin kullanıcı sayısı çok fazla oldugundan çok geniş kitlere hitap edebilmekte  ve kullanıcıların oyun oynamak için farklı arayışlara girmesini engellemektedir.  Fakat bu durumdan Sobee gayet memnun çünkü oyun oynama alışkanlığını artmasını kendileri için bir avantaj olarak görüyorlar. Türkiye’de ve doğuda çok fazla oyuncu potansiyeli olmasına rağmen gelir düzeyi, internet erişimi gibi sebeplerden dolayı oyuncu sayısı yeterli düzeyde değil. Facebook’ta ya da farklı sitelerde bu alışkanlıkları oluşturan oyuncuları kendileri için potansiyel üye olarak görüyorlar. Pazardaki bu fırsatları takip eden Sobee  Facebook’ta oynanabilen MusicGuru adında bir oyun programlamıştır. Diğer sitelerden farklı olarak Sobee’nin değer önerisi pazarda  rakiplerine göre kaliteli uzun soluklu ve geniş kitlelere hitap eden oyunlar sunarak devamlılığını sürdürmektir. Bu  vizyon da Sobee’nin pazarda kalıcı olmayı sağlayacaktır. Sobee’nin geliştirdiği bir oyun olan icanfootball ile rakiplerinden farklı olarak 11 e 11 şeklinde dünyanın heryerinden katılabilecek oyuncularla futbol oynama imkanı sunmaktadır. Şuanki üye sayısı 500.000 civarındadır. Bu sayı oyunun başarısını göstermekle birlikte fark yaratan özellikleriyle ön plana çıktığının göstergesidir.
Internet üzerindn oyun oynamak istediğinizde ve google’da arama yaptığınızda yüzlerce siteye ulaşmak mümkün. Fakat Sobee’nin bu oyunlar arasında kendini konumlandırdığı yer daha kaliteli oyun oynamak isteyen ve farklı hizmetlerden yararlanmak isteyen oyuncuları hedeflemektedir ve böylece daha uzun süreli aktif oyunculara sahip olmayı başarır.
Online oyun dışında konsol oyunları da devamlılığı koruyor. Fakat online oyunlar konsol oyunlara göre daha kullanıcı dostu olarak tanımlanabilir, istediğiniz yerde dünyanın farklı yerinden oyunucularla oynama şansına sahip olabilirsiniz.Diğer bir pazar da kutu oyunu olarak nitelendirilebilir, fakat kopyalamanın çok fazla olduğu, telif haklarının çok iyi korunamadığı ülkemizde bu alan çok da cazip görünmüyor.
Pazarda Sobee’ye rakip olarak Zinga’yı nitelendirmek mümkün.Zinga sosyal medya üzerinden dünya çapında büyük kitlelere ulaşabiliyor. Sobee is türkçe tabanlı olduğundan daha küçük kitleler ulaşabiliyor. Ama Zinga kullanıcılarının sadakati çok düşük,  oyuncular oyunlardan kısa sürede vazgeçip farklı oyunlara yönelebiliyorlar. Bu yüzden de Zinga sürekli olarak yeni oyun çıkartmak zorunda kalıyor. Zinga yeni oyunlar çıkartmadığında yol olması tehlikesi ile karşı karşıya kalabilecekken, Sobee’nin çıkardığı bir oyun aylarca oynanmakta.  Dolayısıyla Sobee’nin bu konudaki farkı ise oyuncu sadakatinin çok yüksek olması.
Sobe’nin iş modeli üç kısımdan oluşuyor. Birincisi ve esas odaklanan bölüm  kaliteli uzun soluklu online oyunlar geliştirerek internet üzerinden oynanmasını sağlamak. Kullanıcılar oynadıkları oyunlar için herhangibir ücret ödememektedir. Fakat  oyunlarda farklı ayrıcalıklardan yararlanmak isteyen oyuncular fırsatları özellik ve eşya satışı bölümünden ekstra ücret ödeyerek sahip olabilirler. Ödemeler PayPal üzerinden yapılmaktadır. Kullanıcılar güvenli bir şekilde ödelemerini yaparak ayrıcalıklardan yararlanabilirler. Diğer kısımları ise oyun geliştirme yeteneği ile ortaya çıkan animasyonlar ve üç boyutlu modelleme çözümleri.  Esas odaklanan online oyun bölümünde ayrıca üyelik sistemi sayesinde Sobee kullacıları hakkında birçok bilgiye sahip, bu bilgiler oyunculara özel reklam yapma şansını birlikte getiriyor, dolayısıyla oyunlarında sponsorluklara ve reklamlara yer verebiliyorlar. Bu reklamlarla firmalar  ulusal reklamların aksine hedef kitleye  mesaj verme şansına sahip oluyorlar. Dolayısıyla genel reklamlardan farklı olarak kişiye özel bir pazarlama aracı olarak da kullanılabiliyor. Yapılan reklamlar  doğru mesajı dogru kitleye dogru zamanda ulaştırdığı için reklam veren firmalar memnun. Bunlara ek olarak Sobee’nin sadık oyuncu kitlesinden yararlanmak isteyen Microsoft gibi kuruluşlar oyuncuların email hesaplarını aktifleştirmek için  Sobee’den yararlanıyorlar. Yemeksepeti.com online oyuncuların internet üzerinden sipariş verme yüzdeleri yüksek olduğundan kullanıcılara indirim olanağı sunarak müşteri sayısını arttırabiliyor. Dolayısıyla oyunlardakı farklı ayrıcalıklar için alınan ödemeler ve reklamlar Sobee’nin gelir modelini oluşturuyor. Site ayrıca Türk Telekom’un sosyal sorumluluk projelerine katkıda bulunuyor. Supercan adındaki oyunun sitesini ziyaret edildiğinde bu konuya ne kadar önem verildiğini anlamak çok da zor değil.Bunun dışında Sobee bilinirliğini arttırmak için Facebook, Twitter gibi paylaşım sitelerinde takip edilmesini ve beğenilmesini sağladığından hergeçen gün kullanıcı sayısının  artmaktadır.
Sobee Türkiye’de diğer oyun sitelerinden farklı bir çizgide olup farkını göstermiş herhangibir satış faaliyeti olmamasına rağmen geniş kitlelere ürünlerindeki kalitesi sayesinde ulaşmış. Geliştirdikleri oyunlardaki fikirler basit olmasına rağmen bu iyi bir şekilde destekleyip geliştirdikleri için başarıya ulaşmış durumda.  Belki sitelerinde yüzlerce oyunu oynamak mükün değil ama daha niş bir kitleye ulaşarak  her çeşit oyunun bulanabileceği kommodite olarak nitelendirilebilecek oyun piyasasında iyi konumlanarak özellikli oyunlar sınıfını tercih etmişler. Bu iş modeli olarak çok başarılı olmuş ayrıca oyunlarda sundugu hizmetlerden sağladığı gelirler dışında reklamlardan da gelir elde edebilmekte finansal açıdan varlığını sürdürebilmekte. Ayrıca oyun geliştirmekle kazandıkları yeteneği animasyon ve üç boyutlu modelleme gibi alanlarda da kullanarak avantaja dönüştürüyorlar. Reklamlarını hedef kitleye ulaştırabilmesi sayesinde  reklam veren şirketlere de bir anlamda çözüm önerisiyle kazan- kazan modelini sunuyorlar. Pazardaki başarılı konumlanması ve iş modeliyle  gerek yurt dışı gerek yurt içinden talep görmeye devam ediyor bu bilgiler ışığında Sobee’nin önümüzdeki yıllarda başarılı bir şekilde büyüyeceğini tahmin etmek çok zor değil.


17 Haziran 2011 Cuma

Konuğumuz mynet.com kurucusu - Emre Kurttepeli

Amerika’da üniversiteden mezuniyetinden döndükten sonra  aile şirketi olan İpragaz’da çalışmaya başlayan Emre Kurttepeli daha sonra  Türkiye’de insanlar çok fazla  ingilizce bilmediği için  türkçe bir email sitesi açmaya karar verdi. O zamanlar 220.000 tane kullanıcısı olan internette sohbet servisi çok populer hala geldi. İnsanlara interneti anlatmak durumunda kalınırken şimdi insanların kendi kendilerine internetten haberdar olup sitelere üye olmaya başladılar. email pazarının şuanki durumu %11 mynet, %11 yahoo, %80 hotmail, %17 gmail şeklinde. Mynet ise halihazırdaki pazarda olan kullanıcıları korumaya çalışıyorlar. Yeni kullanıcı payları düşük. Fakat facebook’un internet pazarına girmesiyle msn %36 pazar payı kaybetti ve bu oranın artması bekleniyor.
Günümüzde internet medyadan zaman çalmaya başladı. İnsanlar artık internet üzerinden video ,dizi izlemeye ve zamanlarını internet üzerinde harcamaya başladılar. TV izlenim oranını bu anlamda ilerleyen dönemlerde düşmesi kaçınılmaz bir gerçek olacaktır.
İnsanlar artık interneti sadece kişisel bilgisayarları üzerinden değil mobil olarak da kullanmaya başladılar ve sürekli olarak online olan,  farklılıklara ya da değişimlere karşı hızlı cevaplar verilebilen bir ortam oluşmaya başladı.
Emre Kurttepeli günümüzdeki bir girişimde nereler dikkat edilmesi gerektiğini şu şekilde sıralıyor; iyi bir ekip ve birbirini tamamlayan kişiler ve iyi fikir. Ayrıca internetin müteşebbis olmaya idea olduğunu da belirtiyor.

http://www.meynet.com/

Garanti Bankası Ödeme Sistemleri - Emre

Emre bize e-ticaret, ödeme sistemleri ve güvenlikten bahsetti.
2011’de social shopping, lokasyon tabancı servisler, sanal para&prepaid entegrasyonları, sosyal medya, web 3.0 uygulamaları karşımıza çıkıyor.
Facebook, facebook credits ile facebooku üzerinde alışveriş yapılacak kendi para birimi olan bir site  haline  geliyor ve bankalara rakip olarak nitelendiriliyor.
Türkiye’de 30-40 milyon arasında internet kullanıcısı var, penetrasyonu %47 civarında
Mal, hizmetlerin üretimi, reklam ve satışın internet üzerinde  olması ve güvenli bir ortam ortamda yapılması gerekir. E-ticaret cirosu 2010 yılında 15.225 milyar TL, 2011 ‘de bu oranın %7 artması bekleniyor. İşlem adedi Ocak 2011’de 10.707.500 adet.
Günümüzün çarpıcı örneği  ise augmented reality, Rayban’ın kullandığı bu uygulama ile kıyafet ya da gözlük almak artık çok kolay ;)

Zamanın ruhunu okumak diyor Serdar Kuzuloğlu

Dersimize konuk olup yaptığı sunumu ile bütün dikkatimizle kendisini dinleten  ve ilgimizi çekmeyi başaran Serdar Kuzuloğlu Radikal gazetesinde Salı, Çarşamba günleri yazıyor. TRT’de sunduğu programı var. Twitter’dan takip etmek isteyenler için mserdark adıyla ulaşabilirler.
Sunumda öne çıkan bazı noktalar;

Rol modellerimiz ya da başarı kriterlerimiz bie sunulan klişelerden ibaret.Herkes sadece görebildiği kadarını istiyor.
Klişelere baktığımızda ise gerçeklerle çakıştığını görüyoruz
Eyüp Sabir Tuncer, 1920’ten bugüne gelen tek kolonya firması. Türk tarihindeki ilk katalog oluşturan ve kataloga fiyat yazan şirket
McDonalds, Newyork’a gelen insanların küçük evlerde yaşadığı ve dışarda yemek yemek zorunda kaldığını göz önünde buludurarak, çatal bıçak kullanmadan, tek standartta ürün çıkarabilecekleri ve hızlı bir çözüm olarak McDonalds kuruluyor.
Steve Jobs, Apple’in kurucusu, Steve Job dünyaya geldiğinde ailesi çocuklarının okumasını istiyor ve evlatlık veriyor.Yeni aile Steve Job’ı iyi okullara gönderiyor fakat o üniversiteyi bırakıyor ama derslere girmeye ve kampuste yaşamaya devam ediyor. Hayata karşı çok hırslı bir insan, kendi kurduğu şirketten atılmasına rağmen geri dönüp Apple’i zirveye çıkarmayı başarıyor.
Bill Gates,Microsoftun kurucusu, Amerika’nın en zengin ailelerinden geliyor. Bu şekilde doğan bir çok insan var ama herkes Bill Gates olamıyor, siz olsaydınız aynı başarıyı gösterebilir miydiniz?
Mark Zuckerberg, küçük yaşta büyük şirket sahibi ama mütevazılığını koruyor. En son aldığı evde  Türkiye’de dizi bile çekilmez !
Hayatımızın her aşamasında avcıların hikayesini dinliyoruz, avların hikayesi anlatılmıyor. Aslında başarısızlık hikayesini dinlemek ve odaklanmak gerekir. Çünkü karşılaşma ihtimali daha yüksek.
Çokşey bildiğimizi sanıyoruz ana bunlar sadece bildigimiz kadar. Çogunu hatırlamıyoruz ya da emin değiliz oysaki...
Zamanın %40’ında dikkatimiz dağınık, ve bu sürede çevremizde olanlardan haberdar değiliz, günde 300 tane karar vermek zorundayız.
Dünyada 4 milyar kişi okuma yazma bilmioyr, 2010’da 2 milyar kitap çıkacak ne kadarını okuyabiliriz?
Bijan, the most expensive in the world stratejisi ile başarıya gidiyor
Sadece tüketmiyoruz, türetiyoruz.... multitaskà multilife
Artık kendimiz hiçbirşeyle uğraşmıyoruz, iten anlayan birileri tavsiye etsin istiyoruz

yemeksepeti.com kurucu ortağı - Melih Ödemiş konuğumuz


Nevzat, Melih ve Cem adındaki üç arkadaşın 2000 yılında kurduğu yemek sepeti, günümüzde benzerine rastlanılmayacak bir iş modeli örneği oluşturuyor. 2000 yılında internetten yemek siparişi verilmesi yönünde fırsat görmüşler ve böyle bir site açmaya karar vermişler. 2000 yılında 5 milyon kullanıcı ve dial up sistemi bulunuyordu. Kurdukları yıllardan itibaren 2001 yılında günde 30-40 sipariş, 2005’te günde 1500 sipariş, 2007’de günde 10.000 sipariş, suan ise 27 ilde günde 35.000 sipariş ile bu sayıyı arttırmaya devam ediyorlar. Firmayı ayakta tutan sürekli olarak hızlı bir şekilde büyümeleri. Suan 1.000.000 kullanıcısı olan site 4000 tane restaurant ile anlaşmış durumda. Bu başarılarını başka ülkelerde de devam ettirmek isteyen yemeksepeti.com Rusya ve Dubai pazarına da girmiş durumda. Başarılarının büyüyerek devam edeceğini tahimin etmek çok da zor değil.
Başarılarını ortakların iyi uyumuna, teknolojiyi iyi kullanmalarına, kullanıcıları dinlemelerine,rekabet avantajının olmasına, riski iyi yönetmelerine,PR’a önem vermelerine borçlular ve bu sayede fark yarattılar. Yeni kurulan şirketlerde 1-3 yıl arası emekleme, 4-6. yıl arası taktik, 7-10. yıl arası ise strateji olarak tanımlıyor Melih Ödemiş.

Maaşlı mı çalışmalı girişimci mi olmalı ?


Konuğumuz Botego’nun kurucusu Ekim Nazım Kaya'dan  bazı notlar
Zekayı, bilgiyi , beceriyi, emeği ölçeklendirebilir hale getirmek gerekli
Başkası yerini kolaylıkla doldurduğu için o iş kolaydır ve başarılıdır
Grişimci olmak için innovasyon gerekir bakkal açmak girişimcilik değildir

Botego’nın kurucusu girişimciliğine daha üniversite yıllarında başlıyor. Odevim.com, uygunteklif.com, reklamlarbitti.com, adettendir.com sitelerini kuruyor. Suan ise birçok projeleri var sanal müşteri temsilcileri üzerinden müşterilere cevap vermeyi sağlayan bir sistemleri mevcut.
Nazım Kaya’nın üzerinde durduğu maaşlı olarak bir yerde çalıştığınızda belki ilk zamanlarda iyi bir maaş alabilirsiniz, anca uzun vadede baktığınızda iyi fırsatları yakalarsanız(kesin değil) 40 yaşlarında 10.000 TL civarında maaş alırsınız. Girişimci olduğunuzda ise ilk başlarda şirkettten para değil para yatırmanız gerekiyor.Çalışma saatleriniz olmaz bütün gününüzü çalışarak , iş peşinde koşarak geçirirsiniz. Sadece belirli bir konuda sorumlu olmazsınız şirketin herşeyinden sorumlu olursunuz. Fakat uzun vadede işinizde başarılı olursanız vadede hem çok daha iyi geliriniz olur hem de şirket sahibi olursunuz. Buna kadar vermek ise size kalmış...
Ama girişmci olmak için iyi bir fikre ihtiyacınız var

 botego.net

Konuğumuz Grupfoni Genel Müdürü, kurucu ortağı- Burak Hatipoğlu

Grupfoni yeni bir iş modeli, dünyada da yeni. Hizmet sektöründe internet kanalıyla satılıyor. Markafoni’den Sina Afra’nın teklifi üzerine Grupfoniye ortak ve yönetici olmuş Burak Hatipoğlu. Şirketin ortakları Markafoni ,mynet, ürdünlü bir iş adamı, Burak Hatipoğlu. Ayrıca Group Buying Global yatırım fonuyla desteklenmekte.
İlk zamanlarda sitede bir tane fırsat yayınlanırken şuan günde 20 fırsat yayınlanmaktadır. İyi satarsa 24 saat daha uzatılıyor. Artık bu fırsatlar grup satınalma şekilde değil belirli bir sayı olsa da olmasa da fırsat gerçekleşiyor. Kullanıcılar fırsatı aldıklarında 17 haneli kod geliyor, işletmeye gidip hizmeti satın alabiliyorlar.İşletme arayüze kupon numarasını giriyor. Kullanılmayan kupon oranı ise Türkiye’de %1, Amerika’da ise bu oran %20’ye kadar çıkıyor.
Bu fırsatları sağlayan işletmeleri ise 3 kişilik kalite kontrol ekibi kontrol ediyor müşteri memnuniyeti kontrolü yapıyorlar.
Gelir modeli ise şirket her yönlendirdiği kişi başına komisyon alıyor, kazan-kazan durumu söz konusu .Fırsat 1000 kişi ise 1000 kişi üzerinden komisyon alıyorlar. Google, facebook gibi mecralara reklam ücreti ödüyorlar, 24 saat şirketin fırsatı bir nevi reklamı sayfada görünüyor. Dolayısıyla şirketler grupfoniye fırsat yayınlattıklarında 20.000-22.000 $ ‘lık bir değer yaratmış oluyorlar.Şirketlere olan yararları ise 24 saat yayınlanıyor, yeni müşteri kazanıyorlar, gelen kişi genelde diğer hizmetlerden de yararlanıyor, insanlar tek başına sinemaya, yemeğe gitmez. Kuponu olmayan kişileri de beraber götürüyorlar. Yatırım maliyeti olmadan reklamları yapılıyor.
Şirketin 87  çalışanı var, satış, müşteri hizmetleri, içerik, yazılım, pazarlama,muhasebe, IK&İdari işler ve arge bölümlerinden oluşuyor. 7-24 hizmet vermek ve Anadolu pazarına açılmak istiyorlar.Şuan 12 ilde faliyet gösteriyorlar, sene sonuna kadar 20 ilde faaliyet göstermeyi planlıyorlar.Şehirleri internet kullanımına, GSMH içindeki yerine, nüfüs ve operasyonel olarak geçinebilecekleri yer olup olmamasına göre seçiyorlar.
Şuan için pazarın bariyerleri çok fazla, girmek için ciddi para harcaması yapmak gerekiyor. Grupfoni’nin 1.350.000 tane üyesi bulunuyor, bu zamana kadar 850.000 adet kupon satılmış 3600 tane fırsat sunulmuş. Şirketi ilk açtıklarına üye sayısını arttırmak için markafoni üyelerine indirim verdiler. Kullanıcılarının %65’i kadın(27-31 yaş arası %25), %35’i erkek. Facebook’taki takipçi sayısı 245.351, iyi bir ayda 7 milyon € ciroları var. Ankara’da en yakın rakibinin 3 katı ciroları var. Bu da ne kadar güçlü olduklarının göstergesi ;)